biraz dinleyelim...
Tarih: , 23/10/2009 Kategori: Hikayeler
...
Fransa’da ağır işçilerin işleri hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere araştırmayı yürüten bir görevli, bir inşaat alanına gönderilir.
Görevli ilk işçiye yaklaşır ve sorar:
- Ne yapıyorsun?
- Nesin sen, kör mü? diye öfkeyle bağırır işçi.
Bu parçalanması imkansız kayaları ilkel aletlerle kırıyor ve patronun emrettiği gibi bir araya yığıyorum. Cehennem sıcağında kan ter içinde kalıyorum. Bu çok ağır bir iş ölümden beter.
Görevli hızla oradan uzaklaşır ve çekinerek ikinci işçiye yaklaşır. Aynı soruyu sorar:
- Ne yapıyorsun?
İşçi cevap verir: Kayaları mimari bir plana uygun şekilde yerleştirebilmeleri için, kullanılabilir şekle getirmeye çalışıyorum. Bu ağır ve bazen monoton bir iş, ama karım ve çocuklarım için para gerekli, sonuçta işim var. Daha kötü de olabilirdi.
Biraz cesaretlenen görevli üçüncü işçiye doğru ilerler. Ya sen ne yapıyorsun diye sorar.
- Görmüyor musun der işçi kollarını gökyüzüne kaldırarak. Bir katedral yapıyorum.
Sonuç: Bu hikayenin enteresan tarafı her üç işçinin de aynı işi yapıyor olmaları, görmeyi seçtiğiniz yol sizin tutumunuza bağlıdır.
Bugün hava biraz bulutlu mu yoksa biraz güneşli mi?
Güllerin dikeni mi vardır, yoksa dikenli dalların gülleri mi?
Bardağın yarısı boşmudur, yarısı dolu mu?
Yoksa bardak olması gerekenin iki katı büyüklüğünde midir?
Seçim size ait...
BİR KARTAL HİKAYESİ
Tarih: , 23/10/2009 Kategori: Hikayeler
Bir rivayete göre; dört tavuk bir kartal yuvasına gidip bir yumurta
çaldılar.
Yumurtayı kümese getirdiklerinde, kümeste bulunan diğer tavuklar
gördükleri bu yumurtanın çok büyük bir tavuğa ait olduğunu
düşündüler.Zaman geçti, yumurtayı getirenler de unuttu,onlar da bu
yumurtanın büyük bir tavuğa ait olduğunu inandılar...
Bir anne bulundu yetim yumurtaya, kuluçka başladı.Kısa bir zaman sonra
yumurta kırıldı.İçinden simsiyah kanatlı,ilginç gagalı tuhaf bir tavuk
çıktı.... Herkes mutluydu,böylesini ilk defa görmüşlerdi.Anne tavuk,
dersler vermeye başladı yavrusuna: "Bak yavrum,yerden bulduğun böceği
şöyle ye!Arpayı buğdayı böyle ye!."Anne tavuk her geçen gün yeni
şeyler öğretiyordu yavrusuna. Büyük tavuk annesinin her söylediğini
yapıyordu. Tehlikelere karşı nasıl davranılacağını da öğretti annesi:
"Bak yavrum, eğer kedi buradan gelirse aksi istikamete doğru
kaç,şuradan gelirse buraya kaç..."
Büyük tavuk büyüdükçe güzelleşiyordu.Oldukça uzun kanatları vardı. Ara
sıra diğerleri onun kanatlarına bakmak için geliyorlardı...
Bir gün anne tavuk yavrusuna havadan gelen tehlikelere karşı kendini
nasıl savunacağını anlatırken büyük tavuğun gözü,gökyüzünden süzülerek
korkunç bir ihtişamla geçiş yapan başka bir canlıya ilişti.
-Anne bu ne? Dedi büyük tavuk.
-Ha o mu? O kartal yavrum,kuşların padişahı.
-Ne de güzel uçuyor!
-Evet yavrum! Ama sen sakın ona özenme.Asla onun gibi olamazsın!Sen
bir tavuksun.Senden önce baban,deden,amcan hepsi ona özendi ama hiç
biri onun gibi uçamadı..SEN BİR TAVUKSUN VE BİR TAVUK GİBİ
YAŞAMALISIN.
O günden sonra büyük tavuk,ömrü boyunca arka bahçede kartalın
ihtişamlı geçişini izleyip iç çekti...ve her seferinde "keşke bende
bir kartal olup uçabilseydim." Dedi.Yine bir gün siyah kanatlı büyük
tavuk ihtişamlı kartalı izlerken ölüp gitti...O nu bir tavuk gibi
defnettiler; kii hakikatte ölen bir kartaldı..
"Bir kartal gibi doğup,bir tavuk gibi yaşayan ve kartallara özenip
sonunda bir tavuk gibi ölen binlerce kartal var.Yıl 2009, yer
DÜNYA..Şu anda kendi gücünün farkına varamayan,milyonlarca hatta
milyarlarca insan var yeryüzünde.NE BÜYÜK ACI!!
HİÇ BİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR...
HİÇ BİR ŞEY ANLATILDIĞI GİBİ DEĞİL...
HER DUYDUĞUNA İNANMA....(BUNA BİLE )
GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİREN DÜNÜN GEYİĞİ DEĞİL, YARININ HAYALLERİDİR..